Son Dakika: Göçmen Botu Battı 9 Kişi Öldü *** AK Parti Eski İlçe Başkanı Ölü Bulundu *** Çanakkale’de 2025 Aile Yılı Çalıştayı Düzenlendi *** ÇOMÜ’de Nit Örme Atölyesi Açıldı *** Kuruluştan Kurtuluşa Çanakkale’ye Anlamlı Sürüş *** WhatsApp Haber Hattı: 05437951277

Çanakkale Tabip Odası’ndan KazdaÄŸları Açıklaması

Türk Tabipleri Birliği Çanakkale Tabip Odası Başkanlığı tarafından Kazdağlarında süregelen maden arama çalışmaları hakkında bilgilendirme açıklaması yapıldı. Yapılan açıklama şöyle: Hepimizin hatırında, Çanakkaleliler olarak, 2019 yılında Kirazlı Altın Madeni için..

Çanakkale Tabip Odası’ndan KazdaÄŸları Açıklaması
Yayınlanma: 257 Okuma

Türk Tabipleri Birliği Çanakkale Tabip Odası Başkanlığı tarafından Kazdağlarında süregelen maden arama çalışmaları hakkında bilgilendirme açıklaması yapıldı.

Yapılan açıklama şöyle:

Hepimizin hatırında, Çanakkaleliler olarak, 2019 yılında Kirazlı Altın Madeni için yapılan büyük orman katliamı sonrası ‘Su ve Vicdan Nöbeti’ni başlatmış, bir yılı aşan bir süre ile Çanakkale dışından desteğe gelenlerle çadırlı bir nöbet tutarak madenin işletmeye açılmasına engel olmuştuk. Süreç sonunda Alamos Gold Kirazlı’dan çekilmek zorunda kalmıştı. Çanakkale tarihinin en ışıltılı sayfalarından biriydi hepimiz için.

Halilağa da ise 2019 yılından önce Kanadalı Liberty Gold ve Teck Resources in sahibi olduğu ruhsat alanında, altın madeni projesi, hukuki süreçlerle engellenmişti. 2019 yılında Cengiz Holding Kanadalı şirketlerden altın madeni ruhsatını satın aldı ve aynı alanda bakır madeni projesi yapacağını açıkladı. Çanakkaleliler ve sivil toplum örgütleri olarak, ayrıca biz Çanakkale tabip odası olarak, bu projeye karşı yürütülen hukuksal mücadelenin bir parçası olduk. Öncelikle biliyorduk ki o bölge bakır rezervi alanı değil, altın rezervi alanıydı ve bakır madeni projesi hepimiz için bir yanıltmacaydı. İliç altın madeni faciası yaşanalı bir yıl olmadı, heyelan ile siyanürlü liç yığını hareket etti ve fırat havzasına kaydı. Tam bir çevre felaketi yaratılmış oldu ve bu liç yığını altında dokuz işçimizi kaybettik. Çanakkale bir deprem bölgesi, altın madenleri için olası tehlikelerin farkındayız. Ayrıca tabip odası olarak, altın madenlerinde altını ayrıştırmak için yapılan türlü işlemlerle ağır metallerin açığa çıktığını, bu metallerin suya, havaya, toprağa karıştığını, vücutta biriktiğini, Alzheimer, Parkinson hastalıkları gibi dejeneratif hastalıkların, doğumsal anomalilerin, düşük ve ölü doğumların oluştuğunu defalarca ifade ettik.

Cengiz Holding’e ait bu proje için, Çevre, Åžehircilik ve Ä°klim DeÄŸiÅŸikliÄŸi Bakanlığı tarafından 2021 tarihli ilk ÇED olumlu kararı, bölgenin doÄŸal, tarihi ve kültürel dokusuna aykırı olduÄŸu için Çanakkale Ä°dare Mahkemesi tarafından iptal edildi. 2023 yılında ise Cengiz Holding’in deÄŸiÅŸiklikler yaparak sunduÄŸu yeni ÇED raporunda, madenin su ihtiyacını karşılayacak göletler ayrı projeler gibi gösterilerek ÇED sürecinden muaf tutuldu. Çevre mevzuatının entegre tesislerin tüm üniteleriyle tek ÇED raporu hazırlanmasını zorunlu tutmasına karşı, açıkça mevzuata aykırı hareket edildi. BilirkiÅŸi raporu ‘Bu projede kamu yararı yoktur’ demesine raÄŸmen, mahkeme heyeti ikiye bir kararla projeye olumlu kararı verdi ve bu karar da itirazlarımız üzerine Danıştay’a gönderildi. Davamız Danıştay’ta henüz sonuçlanmadan Cengiz Holding e baÄŸlı Truva Madencilik geçen hafta Cuma günü alanda aÄŸaç kesimine baÅŸladı. Bu projeye göre 6000 hektar dönüm içinde, bir milyon aÄŸaç kesilecek ve bu alan on dokuz bin futbol sahasına denk düşüyor, Kirazlı’da yaÅŸanan kıyımın altı katı büyüklükte bir kıyım yaÅŸanacak. Bu proje ile Hacıbekirler, Muratlar, HalilaÄŸa köyleri haritadan silinecek, o bölgedeki köylerin suyunu saÄŸlayan KocabaÅŸ Çayı kuruyacak ki KocabaÅŸ Çayının suyu da madene yetmeyecek, bu susuzluktan on iki köy birebir etkilenecek.

Son 20 yılda özelleştirmelerin son hız hayata geçirilmesiyle kamuya ait olan herşey satıldı ve sermayeye devredildi, satılmaz dediğimiz nehirler, ormanlar, meralar da artık büyük şirketlerin insafına bırakılıyor. Madencilik yasasında öyle değişiklikler yapıldı ki, maden işleterek bir şirketin karına kar katması, kamu yararından ve doğanın biyoçeşitliliğinden ve sürekliliğinden daha değerli hale geldi. Ama gerçek şu ki, doğa olmadan bizler varlığımızı devam ettiremeyiz, doğaya yaptığımız her müdahalede uzun erimli düşünmek zorundayız, kısa erimli kazançlarımızın gözümüzü karartmasına izin vermemeliyiz. Ülkemizde yargıda

büyük bir kriz yaşanıyor, dava süreçlerinden ısmarlama kararlar çıktığını biliyoruz, yargının da bir çeşit yürütmenin elinde tutsak olduğunu biliyoruz. Herşeye rağmen Danıştay da olan dava sürecinden umutluyuz, bu acımasız, paradan gözü dönmüş, bencil ve insafsız projenin yaratacağı felaketin görüleceğini, buna karşı ses çıkaran köylülerimizin sesinin duyulacağını umut ediyoruz.

Bizler, Çanakkale de yaÅŸayan hekimler olarak, HalilaÄŸa bakır madeni için bir milyon aÄŸacın kesilmesini bir katliam olarak gördüğümüzü, bu projenin tamamının kamu yararına deÄŸil, bir ÅŸirketin çıkarına, rantına hizmet ettiÄŸini, ormanların, nehirlerin satılık olmadığını ilan ediyoruz ve diyoruz ki, ‘KazdaÄŸlarında ceviz olur, Cengiz olmaz’. Bu projenin hayata geçmemesi için tüm Çanakkaleliler ve ekoloji aktivistleri ile birlikte mücadelenin içinde olmaya devam edeceÄŸiz.

Ä°LK YORUMU SÄ°Z YAZIN

HoÅŸ Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Åžifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.