Son Dakika: Bayram Öncesi Temizlik Çalışmaları Tamamlandı *** Ramazan Bayramı Trafik Tedbirleri Açıklandı *** Çanakkale’de 2025 Aile Yılı Çalıştayı Düzenlendi *** ÇOMÜ’de Nit Örme Atölyesi Açıldı *** Müsavat Dervişoğlu Lapseki’de Vatandaşlarla Buluştu *** Şehit Yakınları ve Gaziler Onuruna İftar Verildi *** Kuruluştan Kurtuluşa Çanakkale’ye Anlamlı Sürüş *** WhatsApp Haber Hattı: 05437951277

Maksat Nefsi Müdafaa Değil Nefsi Terbiye Etmektir Oruç

Bismillahirrahmanirrahim. Merhaba Saygıdeğer okurlarım oruç tutmanın kurallarını hatırlatmak istedim. Sadece Ramazan ayında tutulan orucun nefis terbiyesi olduğunu hepimiz biliriz. Sadece bir vakitten bir vakte aç kalmakla nefisi terbiye edemezsiniz kul..

Maksat Nefsi Müdafaa Değil Nefsi Terbiye Etmektir Oruç
Yayınlanma: 431 Okuma

Bismillahirrahmanirrahim.

Merhaba

Saygıdeğer okurlarım oruç tutmanın kurallarını hatırlatmak istedim. Sadece Ramazan ayında tutulan orucun nefis terbiyesi olduğunu hepimiz biliriz. Sadece bir vakitten bir vakte aç kalmakla nefisi terbiye edemezsiniz kul olduğunuzu veyahut kul olarak, devam edip yaşamak istediğinizi nefsinin bilmesi lazım. Nefsimiz bizim elimizde şekillenir, bu şekli nasıl veririz. Oruç ile, aç kalan beden nefsi terbiye etmeye uygundur. Oruç tutarsan nefsine, hükmedersin. Nefis oruçlu iken dizginlerine (gem vurulan at gibidir), nefsine istediğini yaparsın yani terbiye edersin. Ramazan orucu bir yıllık nefsi terbiye edilen bir aydadır. Nefis özgürlüğü sever, Allah’ın kul olmak istemez, rahatı sever ve ben canımın her istediğimi yapar istediğim gibi yaşarım der.

Firavundur, nemruttur ve böyle haller hoşuna gider zevk alır. Nefis Ramazanda aç kalarak dizginlenir. Firavunluktan, nemrutluktan kurtulur. Orucun kuralları, sahurdan akşam ezanına kadar yiyip içmemektir. Oruç tutmak gönlünde bir hal bulundurmamak akılda da bir hal bulundurmamak, bedenimiz temizlenirken ruhumuz da tertemiz olmalıdır. İşte bizim yaptıklarımız bizim orucu nasıl tutuğumuza, bağlıdır. Günümüz de oruç ayı yemediğimiz yemekler ayı oldu aslı tam aksi olmalıdır evde her zaman ne yeniyorsa açları düşünerek az yemeliyiz. Ramazan ayında açlıkla terbiye edilen nefsi azdırırsın ki bu da oruç oruçluğunu yapamaz. Çok dikkat etmeliyiz oruç kurallarına göre tutulmalıdır nefsi açlık ile terbiye edelim ki bizim ona yanlış yapınca arsızca arkasının oruç olduğunu bilmelidir. Oruç daimidir. Ramazan ayında müslüman olup inananların bile isteye oruç tutarlar zevkle aç kalmaya talip olurlar. Oruç daimidir bu daimi oruçta bizi insan, kul, mümin, insanı kamil yapar ramazan orucunu da bu haller ile mükemmelleşir, Yasak olan hallerden uzaklaşmak. Allah bizim için koyduğu haller. (Şeytanın on dokuz hallerini) yapmamak (yazılarımın arasında) bulacaksınız.

Her gördüğüne bakmayacaksın, her duyduğuna inanmayacaksın, zannetmeyeceksin, işin neyse onun ile meşgul olup işinin başında olacaksın. Allah’ım bildiğim, bilmediğim her çeşit kötülükten sana sığınırım sen beni ve nefsimi koru der kendini Allaha emanet edersin ki nefsin bunu işitti sana zarar vermekten utanır, niye? çünkü yanlış bir hata sonrasında ceza alacağını bilir. Şems, Hz. Mevlana’nın hocası nefis ile yaşadığı hali, başından geçeni şöyle anlatır.

Şems Hz. bir gün yol bitimine az kala nefsi başlamış şikayete ama anlayana aslında kişiye günah zinciri hazırlamaya. Karşısındakinin Şems olduğunu unutmuş, başlamış söylenmeye şu yol bitiminde sıcak bir ekmek olsa, ekmeği banacak sıcak bir aş olsa, şöyle yumuşacık bir döşek olsa, bir güzel sıcak su olsa, yıkanıp yatsam der demez Şems Hz. hemen durup en yakın ağaca tırmanıp geceyi kuru dalın üstünde, heybesinden çıkardığı kuru ekmeği yer sabah olur ve nefsine der seni dinleseydim bitmek bilmeyen arzuların devam edecekti ve ben sabaha kadar işlemediğim günah kalmayacaktı, ama ben seni dinlemedim şu an hiç günahım yok olarak yoluma devam ediyorum sen ne tuzak kurarsan kur ben Allah’a emanetim sana uymayacağım çünkü ben Allah ile olunca Rabbim beni korur nefsimin istediklerinin İslama uymadıysa yapmam bunu bil der.

Saygıdeğer okurlarım, ne demiş büyüklerimiz. Önce kendini bil sonra kimi bilirsen bil. İşte böyle saygıdeğer okurlarım, önce can sonra canan bütün bunlar boşuna söylenmemiş. Şarkılar yazılmış kendini bil kendini diye, öncelik kendimizi tanımalı kusursuz muyuz? Sonrada olan kusurlarımızı nasıl üstümüzden def ederiz diye dikkat etmeliyiz. Çünkü şeytan bizim kusurlarımızı güzel göstersin diye uğraş veriyorken biz kusursuz olamayız, lütfen dikkat edelim. bizim bu hallerimiz kötülük için en zayıf anlarımız. Merhamet ettiğimiz vakitlerdir. Dua ile dua da kalın dostlar.

Ya Metîn, Ya Allah!
Metanetin eşsiz benzersizdir, imanımız var!
Hâşâ kimse zatınla baş edemez, imanımız var!
Sana dayanan asla yıkılmaz, imanımız var!
Bize de Metîn isminden bir pay ver ya Rabbî!

Ya Metîn, Ya Allah!
İmana karşı kuyu kazanların kuyularına,
İmanı değil kendilerini düşür ya Rabbî!
Kur’an’a karşı tuzak kuranların tuzaklarını,
Metîn olan keydinle başlarına geçir ya Rabbî!

Ya Metîn, Ya Allah
Karada gemi yapanlara, Nuh’un dirayetini ver!
Ateşle sınananlara, İbrahim’in haliliyetini ver!
Adanan kurbanlara, İsmail’in teslimiyetini ver!
Zindanla sınananlara, Yusuf’un ehliyetini ver!

Ya Metîn, Ya Allah
Canla sınananlara, Yahya’nın şahadetini ver!
İffetiyle sınananlara, Meryem’in safiyetini ver!
Zulümle sınananlara, İsa’nın ruha niyetini ver!
Kur’an’la sınananlara, Muhammed’in muhabbetini ver!

Âmin!

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.